Sözlü türkü dağarı meyin en geniş çalışma alanıdır ve bu dağarda metin ezgiden ayrı düşünülmez. Ezgi ile metin birbirinden ayrıldığında ikisi de eksik kalır.
Cümlelerin uzunluğu dizelerin uzunluğuna göre kurulur; nefes yerleri de buradan çıkar. Bu nedenle çalışma sırası önce metni okumak, sonra ezgiyi söylemek, en son çalgıya aktarmaktır. Sözün vurguları ezginin vurgularını belirler; yanlış yerde ağırlaşan bir ezgi metne ters düşer. Hece yapısı usulle de ilişkilidir; aksak usullerin öbekleri çoğu zaman hecelerle örtüşür.
Türkünün hikâyesi bilindiğinde anlatım değişir; aynı ezgi farklı bir ağırlıkla çalınır.
Bu yüzden dağar çalışmasında türkünün yöresi ve konusu da not edilir. Bu notlar dağar listesinin bir parçası hâline getirilir.
Sözsüz icrada metin duyulmaz ama yapısı korunur; dinleyici cümle sınırlarını yine de hisseder.
Söyleyene eşlik ediliyorsa mey dize aralarını doldurur ve söz söylenirken geri çekilir. Eşlik sırasında sözün duyulması her zaman önceliklidir.
Dağar listesi yöre ve usul başlıklarıyla düzenlendiğinde tekrar sırası da kendiliğinden belirlenir. Derslerimizde sözlü türkü çalışması metin okumayla başlar ve ezgi metinle birlikte ele alınır.