Aynı ezgi iki ayrı yörede çalındığında birbirinden belirgin biçimde ayrılabilir ve bu fark notadan okunmaz. Aynı nota, iki yörede bambaşka bir ezgiye dönüşebilir.
Tavır; süsleme alışkanlığı, vurgu yeri, bağlama biçimi ve tempo esnekliğiyle kurulur. Bir yörede yoğun süsleme kullanılırken bir diğerinde ezgi daha yalın söylenir. Vurgu yerleri de değişir; aynı usul farklı yörelerde farklı öbeklerde ağırlaşır.
Mey dağarında yöre farkı özellikle uzun havalarda belirgindir. Uzun havalarda tavır, ezginin kendisinden daha belirleyicidir.
Tavır öğrenmenin yolu dinlemek ve taklit etmektir; ilk aşamada taklit doğrudan bir yöntemdir. Bunun için bir yöre seçilir ve dinleme listesi o yöreyle sınırlandırılır. Dağınık dinleme tavrı bulanıklaştırır; farklı yörelerin alışkanlıkları birbirine karışır.
Bir yöre oturduktan sonra ikincisine geçilir ve fark bu kez bilinçli olarak duyulur. İki yöre arasındaki fark bir kez duyulduğunda üçüncüsü daha çabuk tanınır.
Kaynak kayıtların icracısı ve yöresi deftere yazılır; kaynağı bilinmeyen bir icra sonradan bulunamaz. Derslerimizde tavır çalışması yöre seçimiyle başlar ve dinleme listesi birlikte oluşturulur.