Halk müziği dağarı ağırlıklı olarak kulakla aktarılır ve mey icrası bu geleneğin içinde gelişmiştir. Bu gelenek, yazının işlevini de belirler.
Bu nedenle nota bilmek meye başlamanın koşulu değildir. Yine de nota bir işe yarar: öğrenilen ezgiyi kalıcı biçimde kaydetmeye ve sonradan tazelemeye. Dağar genişlediğinde bellek tek başına yetmez; yazıya alınan bir ezgi yıllar sonra geri çağrılabilir. Nota ayrıca ortak bir dildir; topluluk çalışmasında bölümler yazı üzerinden hızlı biçimde paylaşılır.
Ancak nota geleneksel icrayı bütünüyle gösteremez; süsleme, tavır ve ara perdeler yaklaşık yazılır. Bu yüzden yazıdan çalışan bir icracı aynı zamanda kaynak kaydı dinler. Öğrenme sırası da bu yüzden dinlemeyle başlar; nota ezgi kulakta oturduktan sonra devreye girer.
Kendi yazdığı notaları bir dosyada toplamak yararlıdır; bu dosya zamanla kişisel bir dağar kaynağına dönüşür. Yazılan nota üzerine süsleme ve nefes yerleri de işaretlenir.
Dinlenen kaydın icracısı ve yöresi nota kâğıdının üzerine yazılır. Derslerimizde nota okuma kademeli olarak verilir ve her zaman dinlemeyle birlikte sürdürülür.