Mey için yapılan en yaygın tanım, sesinin insan sesine yakın olduğudur ve bu benzetmenin somut karşılıkları vardır. Bu benzetme mey icrasının yöntemini de belirler.
Birinci neden ses alanıdır; meyin kullandığı bölge, söylenen türkülerin bölgesine yakın durur. İkinci neden geniş kamışın ürettiği yumuşak tınıdır; keskin üst frekanslar azdır ve ses yakın duyulur. Üçüncü neden perde esnetme imkânıdır; sesin küçük ölçüde yükseltilip alçaltılması konuşmadaki tonlamayı andırır. Dördüncü neden süsleme alışkanlıklarıdır; mey icrasında kullanılan bağlar ve kaydırmalar söyleme biçimine yakındır.
Bu yakınlık dağarı da belirler; mey çoğunlukla sözlü türkü dağarında ve uzun havalarda kullanılır. İcrada bu nedenle sık verilen öğüt, ezgiyi çalmadan önce söylemektir.
Söylenebilen bir cümle çalgıda da doğru biçimde nefeslenir ve doğru yerde bağlanır. Bu his, sözsüz icrada da dinleyiciye aktarılır.
Bu yaklaşım teknik bir tercih değil, dağarın kendisinden gelen bir yöntemdir. Kayıt karşılaştırması burada da işe yarar; aynı türkünün söylenmiş ve çalınmış hâli art arda dinlenir. Derslerimizde her ezgi önce söylenir, sonra çalınır; bu sıra meyin anlatımını doğrudan geliştirir.