Sözlü bir türküde meyin rolü, çalgısal icradan belirgin biçimde ayrılır; ezgiyi taşıyan artık söyleyendir. Bu rol değişimi baştan kabul edilmediğinde eşlik sözün önüne geçer.
Bu durumda meyin alanı dize araları, kıta sonları ve ara bölümlerdir. Söz söylenirken mey seyrelir; şiddetini düşürür ve süslemeyi azaltır.
Meyin sesi söyleyenin ses alanına yakın olduğu için bu geri çekilme ayrıca önem taşır. İki ses aynı bölgede dolaştığında birbirini örtme riski yüksektir.
Dize aralarında kısa cevaplar verilir; bu cevaplar sözün ezgisini tekrarlayabilir ya da onu tamamlayabilir. Cevapların uzunluğu ara boşlukla sınırlıdır; sözün üzerine taşan bir cevap metni örter. Giriş bölümünde mey ezgiyi bir kez baştan sona duyurabilir; bu, söyleyenin perdeyi bulmasına yardım eder. Söyleyenin nefes aldığı yerler önceden bilinir ve mey oraları doldurur.
Kısa bir prova bu uyumun temelini atar; sahnede konuşmadan kurulacak düzen orada belirlenir. Provada alınan kısa bir kayıt bu uyumu ayrıca doğrular.
Kayıt alınarak yapılan bir değerlendirme, sözün ne kadar duyulduğunu doğrudan gösterir. Derslerimizde vokale eşlik çalışması topluluk derslerinde ve kayıt üzerinden yapılır.